Saray'ın BOP sözcüsü Abd sözcüsü Yani Bu dil ABD dili. Emperyalizmin kursağında kalan Hilafet senaryolarını diriltme oyunları.

Emperyalizmin kursağında kalan Hilafet senaryolarını diriltme oyunları.
"BOP iyidir, ben rapor yazdım." EMPERYALİZMİN Ajandır. Dikkatli Dinleyi "BOP Türkiye için nimettir. ABD kendine bağlı halife ve taşeron istiyor. O ülke Türkiye'dir. " Demiştir.
Bir başka konuşmasında; “Allah ABD’den razı olsun. BOP hilafeti ihya projesidir.” Demiştir.

Türkiye tek adam vesayetiyle rejim değiştirmeye zorlanıyor. ABD’nin Büyük Orta Doğu Projesi’nin hayata geçebilmesi için Türkiye’nin milli devlet olmaktan çıkarılmasını, kozmopolit bir devlet haline gelmesini şart görüyorlar. Böylece Fırat-Dicle havzasını, yani su kontrolünü de Kürt devleti üzerinden İsrail’e vermeyi planlıyorlar. Zaten Avrupa Birliği Komisyonu'nun 6 Ekim 2004 günü açıklanan Türkiye İlerleme Raporu'nda Dicle ve Fırat havzalarındaki barajların ve sulama tesislerinin İsrail'in de dahil olduğu uluslararası bir konsorsiyum tarafından yönetilmesinden söz ediliyordu!

Aslında Türkiye’de bir tek adam vesayetinin kurulmasını 2006 yılında CIA eski Türkiye şefi Paul Bernard Henze, Beyaz Saray'a sunduğu Türkiye raporunda önermişti. Henze, raporunda özetle şöyle demişti:
“Türkiye'nin bu şekliyle, Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamayız.

Ülkeyi kuranlar, denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğimizde Meclis; Meclis'i ikna ettiğimizde, ordu; orduyu ikna ettiğimizde yargı karşımıza geçebiliyor.
Eğer Amerika'nın çıkarı Türkiye'de bir federal devlet kurulması ise mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, Meclis ve hükümeti tek elde toplayan başkanlık rejimine geçilmelidir.

Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi Amerikan çıkarlarını yardım etmek konusunda tereddüt ederse, bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmaz.”

15 Temmuz Kumpası ile , “Allah’ın lütfu” olarak görülmüş ve Devlet Bahçeli’nin girişimiyle hazırlanan 2017 referandumu ile ülkenin yönetim sistemi tek adama bağlanmıştır.

Tom Barrack’ın “Irak, Suriye ve Türkiye’nin birbirine hizalanması” diye açıkladığı proje de budur işte...

Şimdiki Amerikan Büyükelçisi Tom Barrack, 1919’dan beri, yani 19 Mayıs 1919’dan beri bölgede kurulan ulus devletlerin, Amerikan çıkarlarını bozduğunu söylüyor ya kendisinden epey önce de Amerikan Büyükelçisi Pearson, “Erzurum’dan Bağdat’a kadar uzanan bölge tek bir ekonomik bölge olacak” demiş, Barzani’nin İnternet sitesinde, “Bu bölge aynı zamanda tek bir siyasi bölge haline gelecek, TSK bu topraklardan çekilecektir” yorumu yapılmıştı.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 2009 yılı Ağustos ayında, Irak, Suriye gezisine çıkmadan önce “İki ülke arasında güçlü bir stratejik işbirliğinin ortaya çıkması, ortak bölge olan Mezopotamya Havzası ve Orta Doğu’yu refah ve istikrar alanı haline dönüştürecektir. Bu bizim vizyonumuzdur” demişti.

Terör örgütünün başı Abdullah Öcalan da bu konuşma üzerine, “Ben yol haritamda Ortadoğu’daki demokratik çözümleri belirtirken Dicle-Fırat Havzası Demokratik Konfederalizmini önermiştim. Davutoğlu şimdi bunun görüşmelerini yapıyor Irak ve Suriye’yle.” demişti.
***
Şimdi tek başına iktidara yürümekte olan CHP’nin fiilen tasfiye edilmeye çalışılması, ABD’nin Türkiye Cumhuriyeti’ni tasfiye ederek bölgesel bir federasyon kurma projesiyle doğrudan bağlantılıdır

Siyasal İslam'ın iktidara geldiği veya siyasi Figüran olduğu ülkelerin hepsinde Kan göz yaşı var ve Siyasal İslamcılar kendi ülkelerini zayıflatarak emperyalizm işgali ile sonlandırır..
Sürekli devletimizi kuran irade kötülenmiş, Ulus devletin kıymet ve değerleri aşağılanmış, saldırılar en üst perdeden aleni yapılmıştır. Yeni “Osmanlıcılık” adı altında siyasal İslamcıların sınır tanımayan hezeyanlarına yol açılmıştır.

Keşke İngilizler gelseydi! Benim Haklarım daha geniş olacaktı diyen başı sıkmalı nerde İran'a değil,Kanada'ya Gitmiş 2.5 saatte kanada vatandaşı olmuş. Nuray Bezirgan adlı kızın cevabı şöyle: "Yani İngilizler olsaydı benim haklarım daha geniş olacaktı. Zaten mesele bu yani!" Yani İngilizler olsaydı benim haklarım daha geniş olacaktı....Diyen şahıslar nerede. 

Türkün bu câhil adamların peşinden gidip onların hâinâne öğreti ve öğütlerine körü körüne boyun eğmeleridir. Elbet bir milleti çökertmek için o milletin içinden çıkacak hâinlere ihtiyâc olacaktır. Ve elbet bunlar iplikleri pazara çıktığı zamân hizmetinde bulundukları ülkelere kaçıp sığıntı olarak süflî hayatlarını orada yaşayacaklardır. Bunların doğdukları topraklara dönebilmeleri ancak hizmet ettikleri devletlerin hedeflerine nâil olmalarıyla mümkündür. Bu sapıkların sâdece kanlarından değil, vicdanlarından da şüphe etmek gerekir. Ama tabiî vicdan insanlara mahsûs bir kavramdır. Bunu niye mi anlattım? Bugün “keşke bizi İngilizler yönetseydi, daha çok haklarımız olurdu” diyen O.Ç ile , dün İngilizlere koşup “Kürtlere haklarını verin” diyen zihniyet aynı çeşmeden besleniyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Örtbas edilen cinayet – Sevim Tanürek - 1998’de Meydana Gelen Bir Trafik Kazası

Muhsin Yazıcıoğlu'nun Katilleri ABD-İsrail Düdüğü BOP'cular idi

O milletvekillerine hangi işlem yapıldı? Üç milletvekilinin altın kaçakçılığı yaptığı