İSLAM ADINA TÜRK DÜŞMANLIĞI
Hep aynı kirli soru soruldu:
“Müslüman mısın, Türk müsün?”
Bu soruyu soran masum değildi.
Bu soruyu soran İslam’ı değil, Türk’ü hedef alıyordu.
Çünkü İslam bir inançtır, Türk ise bir millettir.
İnanç değişir, millet değişmez.
Ama siz yıllarca çocukların kafasına şu zehri akıttınız:
“Türk olmak ikinci plandır, Müslümanlık her şeydir.”
Peki soruyorum:
Arap Müslüman olunca ümmet,
Türk Müslüman olunca neden şüpheli?
Eskiden bize şöyle sorular sorarlardı.
“Müslüman Ermeniyi mi, yoksa ateist Türkü mü?”tercih edersiniz.
Bu soruyu soranların derdi iman mıydı, yoksa Türk nefreti mi?
Cemaatler, tarikatlar, sözde İslami yapılar yıllarca “milliyetçilik günahtır” diye bağırdı.
Ama ilginçtir:
Arap milliyetçiliğine tek laf etmediler.
Kürt milliyetçiliğini ‘hak arayışı’ diye pazarladılar.
Türk milliyetçiliğine gelince: Faşizm!
Bu nasıl bir İslam?
Bu nasıl bir adalet?
Birileri çıkıp “Soy sop önemli değil, Müslümanım de geç” dedi.
Evet, siz dediniz.
Ve sonra bu ülkede Türk’ün adı tabelalardan silindi, şehirlerin adı değiştirildi, andımız kaldırıldı.
Ama nedense Arapça tabelalar çoğaldı.
Soruyorum:
Bu mudur ümmet?
Yoksa bu, Türk’ü azınlık haline getirme projesi midir?
“Çalıyorlar ama Allah diyorlar” diyerek hırsızlığı helalleştirdiniz.
Devleti soydunuz, sonra seccadeye sığındınız.
Atatürk’ün kurduğu fabrikaları sattınız,
Türk gençlerini işsiz bıraktınız,
Sonra da “nasip” dediniz.
Bu mudur kul hakkı?
Cemaat yurtlarında büyüyen çocuklar devleti değil şeyhini tanıdı.
Hakim oldu, savcı oldu, bürokrat oldu ama Cumhuriyet’le kavgalı oldu.
Atatürk’ü sevmek neredeyse suç,
Türk’üm demek ayıp sayıldı.
Ama ben buradayım ve açıkça söylüyorum:
Evet, Türk’üm.
Evet, Türk milliyetçisiyim.
Ve sizin akçeli İslamınızın bu devlete verdiği zararı asla unutmayacağım.
Bilge Kağan “Ey Türk titre ve kendine dön” derken sizi kastetmiyordu.
Atatürk bu Cumhuriyet’i kurarken cemaatlere teslim etmedi.
Bu ülke bir tarikat koalisyonu değildir.
Türk, kimliğini hatırladığında sizin bütün düzeniniz çöker.
Çünkü bu millet uyandığında ne korkar, ne susar, ne de boyun eğer.
Muhtaç olduğumuz kudret bir fetvada değil,
Bir şeyhin elinde değil,
Bir sandık hesabında hiç değil.
O kudret, Damardaki asıl kandadır.
Ertuğrul Kalafat

Yorumlar
Yorum Gönder