YENİLGİ Mondros veya Sevr. yenilgiyi kabul et dayatması yapılıyor.
Türk Milletine yenildik, yenilgiyi kabul et dayatması yapılıyor. Türk
Ordusu yenilmedi. Türk Ordusu yenilmedi ise, Türk Milleti de yenilmedi.
2002
yılında sıfır terörle iktidara gelenler terörü kendi elleri ile
büyüttü. AKP Genel Başkanı Diyarbakır’da “Kürt Sorunu” diye bir çıkış
yaptı. O dönem çok büyük tepki aldı. Perşembenin gelişi Çarşambadan
belli olmuştu. Belli ki ellerine bir yol haritası verilmişti. Yasin
Aktay;
“İlk defa iç ve dış dinamikler aynı noktada birleşti” dedi. Nerede birleşmişler? BOP’de…
22 Yıldır BOP’un hedefinin Türk Devleti olduğu ortaya çıkmıştır.
İsrail’in önünde hangi ülke takoz oluyorsa, AKP O TAKOZU ORTADAN
KALDIRMAK İÇİN TAŞERON ROLÜ ALDI. Libya, Irak, Suriye… Suriye’yi
parçalamak Türkiye’yi hedefe oturtmaktır dedik. Görevli olan zaten belli
de, Türk Milletine anlatamadık.
Abdullah Gül Cumhur
Başkanı iken Lozan Antlaşmasının imzalandığı masa yıllar sonra
Türkiye’ye gönderildi. Neden? Mesaj açık değil mi? Dediler
ki; “Lozan bizler için geçerliliğini yitirdi. Antlaşmanızla birlikte
alın masanızı.” Soros’un 2005 yılında 8 milyon dolar dağıttım dediği
öpülmüş gaz-teci bozuntuları mesajı alıp; “Lozan Antlaşması hezimet”
söyleşi ve yazıları ile Türk Milletinin tapusu olan Lozan Antlaşmasına….
Gerçekte T.C. Devleti’nin ulus devlet yapısına saldırmadılar mı?
Saldırdılar. T.C. yazıları her yerden kaldırıldı. Kurucu Lider Mustafa
Kemal Atatürk’e örgütlü bir saldırı başlatıldı. Düşman içimizdeydi.
Harf
Devrimi nedeniyle bir günde cahil kaldık teranesi sürekli ısıtılarak
halkın beynine boca edildi. Bu arada milli tarihçiler harf devrimini
savunuyor, halkın zaten okuma yazma bilmediğini, okuma oranını
yazıyorlardı. Oysa onlar haklıydı. 22 yıl içinde bu gerçeği idrak ettim.
Nasıl mı?;
Osmanlı Türkleri İstanbul’a sokmuyordu. Enderun’a
almıyordu. Sadece Türkler askere alınıyor, yaşarsa 10 yıl askerlik
yapıyordu. Yemen’den Kafkaslara Türk ırkı kırdırılıyor, nüfusu
artmıyordu. 10 yıl askerlik yapan adam sağ dönerse, Ermeni ve Rumların
yanında işe giriyordu. Türklerin okulu yoktu. Hastanesi yoktu. Frengi,
trahoma gibi hastalıklardan kırılıyordu. Cahil kalamazdı, zaten cahildi.
Peki, okuyanlar, servet sahibi olanlar, sanat ve zanaat ile uğraşanlar
kimlerdi? Ermeni ve Rumlar…
Yavuz Sultan Selim Alevi Türkmenleri
kontrol altına almak için Irak’tan Kürtleri getirdi. Ayrıcalıklar
tanıdı. Yetki verdi. İdris-i Bitlisi gibilere 40 bin Oğuz Türkmen
kestirdi. Kürtler de askere gitmiyordu.
Osmanlı’da gayri
Müslimlerin ayrı mahkemeleri vardı. Osmanlı’nın gerileme ve yıkılma
sürecinde Avrupa ülkelerini arkalarına alarak şimdiki gördüklerimiz gibi
aleni suç işliyor, ceza almıyorlardı.
Atatürk ve silah
arkadaşları T.C. Devletini kurunca ayrıcalıkları ortadan kaldırdı. Tek
yargı sistemi, tek eğitim sistemi getirdi. İşte o gün ayrıcalıklarını
kaybedenlerin torunlar şimdi diyor ki; “bir gecede cahil kaldık.”
Haklılar… Çünkü okuyan onlardı. Yalancılar! Onlar zaten Latin
alfabesiyle yazmayı biliyorlardı.
Şimdi o ayrıcalıkların bir
kısmını geri aldılar. Askerlik yapmıyorlar. Vergi vermiyorlar.
Yargılanamıyorlar. Suç ve günah işleme özgürlüklerini geri aldılar(!)..
Türkler
Mustafa Kemal Paşa önderliğinde Kurtuluş Savaşı verdi. Analarının ak
sütü kadar helal olan devletlerini kurdu. O gün Kurtuluş Savaşına
katılmayı bırakın, düşman cephesinde yer alanların torunları bugün gene
karşımıza dikildi. Türklerin kazandığı savaşa Arap ve Kürtleri ortak
ediyor. Türkler devletin ana omurgasıdır. Kurtuluş Savaşının kayıtları
açıktır. Kürt yok denecek kadar azdır. Osmanlı döneminde askerlikten
muaf tutulan Kürt mü Kurtuluş Savaşına katıldı? Sizler yalan
söylerseniz, bizler gerçekleri suratınıza çarparız. Araplar sırtımızdan
vurdu. Tarihi gerçekleri yok edemezsiniz. Türkler hem kurtuluş
mücadelesi verdi, hem de Kürt İsyanlarıyla uğraştı.
Ekmede, biçmede olmayanlar, harmana ortak olacak öyle mi?
ABD
ve İsrail AKP sayesinde Suriye’nin Kuzeyinde oluşan PKK devleti
sorunsuzca devletleşsin diye Türklerin önüne barış denen ihanet sürecini
koydu. Geçici çözümdür! Neden geçici çözüm? Bebek katilinin evladı gibi
olan Mazlum Abdi “Suriye Kürdistanı’nı” meşru hale getirene kadar.
Sonra? Sonra güçlenmiş, modern silahlarla ordu kurmuş özerk bir devlet
olarak Türkiye’den parça koparmak için savaş başlatılacak. Çünkü BOP’nin
sahipleri gelecekte petrolden çok daha kıymetli olan Fırat ve Dicle’nin
sularını istiyor.
Sevr Antlaşmasının maddelerinden biri şuydu;
“Merkezi Otoriteden yoksun, federal bir Osmanlı Devleti kurmak ve ülkeyi beş vilayete ayırmak…”
Şimdi anladık mı içimizdeki hainlerin ulus devlet düşmanlığının nedenini? Eyalet aşkını.. Yerel yönetimler nakaratının nedenini…
Mecliste
kurulan ihanet komisyonuna katılanlar, 50 bin insanımızın katili,
uyuşturucu baronu, Kürt Kızlarına tecavüz eden sapkını akıl hocası
seçti. Müebbet hapis cezası aldıktan sonra bile kanlı örgütünü yöneten
bir katil, o katile 2. bir dava açmayan Kuvayi İnzibatiye varisleri…
Uyuşturucu ticaretinden neden dava açılmadığını artık anlıyoruz. Kurucu
Önder yapacakları için adı uyuşturucuya karışmasın demişler(!)…
Meclis
nerede ise topyekun “Kürt Sorunu” diyor. Müebbet hapis cezası almış bir
caninin ayağına gitmek için aklını yemiş olmak gerekir. Kendileri hangi
cehenneme gider, karışmayız ama koskoca devleti bir caninin önünde diz
çöktürenleri tarih Mondros ve Sevr’i imzalayanları andığı gibi
anacaktır. Bu ihaneti Türk Milleti olarak kabul etmiyoruz. Devleti ayağa
düşürenleri asla affetmeyeceğiz.
Dertleri diz çöktürdükleri ülkeye 2. Mondros’u kabul ettirmektir. 2. Mondros demek BOP Anayasası yapmak demektir.
Kürtlere
eşit hak dedikleri nedir biliyor musunuz? Kürtçe eğitim demektir.
Kürtler tabii ki ana dilini konuşacak. Yalnız devletin dili tektir.
İngiltere ne demişti?” Ben Kürtlerin eline bir alfabe verdiğim gün iş
bitmiştir” demişti. İşte şimdi işi bitirmek, ülkemizin Doğusunu Irak ve
Suriye Kürt bölgesi ile birleştirmek için Kürtlerin eline bir alfabe
vermek için çabalıyorlar. Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun Kürt sorunu,
eşit vatandaşlık nakaratının ana nedeni budur. BOP’un
Türkiye ayağını kotarmak. Mondros antlaşmasının 5 eyalet dediği bölünme
şimdi 7 eyalet. Kalkınma ajansları yıllardır bu proje için çalışıp,
gerekli alt yapı çalışmasını çoktan tamamladı. CHP hiç bu konuyu gündeme taşıdı mı? Hayır!
AKP
tamam da, Bahçeli nasıl değişti diyorsunuz değil mi? O karşı tarafa
geçmedi. Zaten hep karşıda idi. Soğuk savaş sürecinde gerekli olduğu
için kurulan ülkücü hareket ömrünü tamamladı. Ülkücü hareketi gömme
görevi de zaten Arka Bahçeli’ye verilmişti. O hep karşı tarafta idi.
Özel yetiştirildiği çok açık değil mi?
T.B.M.M. Vekillerinin bir caninin ayağına gitmesi;
“ Biz hepimiz ahmağız, ne yapacağımızı bilmiyoruz, bize akıl ver” demek değil se,
T.C. Devletini aşağılatmak değil de nedir?
Bu kadar hadsizlik kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir!
Sizler
Damat Ferit’e öykünmüş olabilirsiniz, Mondros Ateşkes antlaşmasını
imzalayan Rıza Tevfik, Reşat Halis, Bağdatlı Mehmet Hadi Paşa’ya
öykünmüş olabilirsiniz. Atatürk ve silah arkadaşlarına öykünen, T.C.
Devletinin ayarları ile oynadığınızı biliyorum diyen milyonlar sizlere
her milli bayramlarda, 10 Kasım’da meydanlardan, Anıt Kabir’den mesaj
veriyor. Kör müsünüz?
Türk Milleti yenilmedi. Türk Ordusu PKK’ya
ne zaman diz çöktürse, öpülmüş siyasiler PKK’ya nefes oldu. Dün de,
bugün de cüce siyasiler Ordu’nun yanında durmadı. Terör ile sadece
askeri yöntemle mücadele edilmez. Siyasi mücadele çok daha önemlidir.
Hiçbir terör örgütü yardım almadan 40 yıl varlığını sürdüremez. İtalya
topuk koparan mayın verdi. Siyasiler İtalya’ya hangi yaptırımı uyguladı.
Almanya, İngiltere, Fransa kaynak aktardı. Yunanistan eğitim verdi.
Suçüstü oldu. AKP Yunanistan’a hangi yaptırımı uyguladı? Bırakın
yaptırımı, ödül gibi 20 adamızı hediye ettiler. ABD’nin aleni yardım
ettiği ispatlandı. Ülkemizde cinayetler işledi. Cüce siyasiler ne yaptı?
HİÇ! Yardım eden devletlere hiçbir yaptırım uygulanmadı. İlişkiler
devam etti. Ticaret devam etti. Ülkemiz onlara ardına kadar açıldı.
PKK’nın para kaynaklarının peşine düşülmedi. Rus yapımı Kalaşnikof ve
keskin nişancı silahı olan kanas PKK’nın elinden Türkiye’ye doğrultuldu.
Siyaset ne yaptı?
Türk Ordusu ve Türkler teröre yenilmedi.
BOP’nin Türkiye ayağıdır yenilen. Çünkü onların mecburiyeti T.C.
Devletinin mecburiyeti haline getirildi. Türk Milleti onların
mecburiyetine mecbur değildir. Bu da böyle biline!
Zahide UÇAR (22. 11. 2025)
.jpg)
Yorumlar
Yorum Gönder