En büyük ceza, kötülerin yönetimi altında yaşamaktır.

 Platon, M.Ö. 427 yılında Atina’da doğmuş, dünyanın en etkili filozoflarından biridir. Soylu bir aileden gelen Platon, genç yaşta Sokrates’in öğrencisi oldu ve onun düşüncelerinden derin biçimde etkilendi. Sokrates’in idamı, Platon’un hayatındaki kırılma noktasıydı. Bu olay, onu felsefeye adayan bir dönüm noktası oldu.


Platon, felsefeyi yalnızca düşünmek değil, bir yaşam biçimi olarak gördü. O, hakikatin duyularla değil, akılla kavranabileceğine inanıyordu. Bu nedenle “idea teorisi”ni ortaya attı. Ona göre bu dünya, asıl gerçekliğin bir yansımasıdır. Bizim gördüğümüz şeyler, mükemmel olmayan kopyalardır. Gerçek bilgi, ancak akılla, o “idea dünyasını” anlayarak elde edilir.

Bunu anlatmak için ünlü “mağara benzetmesi”ni kullandı:
İnsanlar, doğduklarından beri bir mağaranın duvarına zincirlenmiş gibidir. Sadece gölgeleri görürler ve onları gerçek sanırlar. Ama biri zincirini kırıp dışarı çıkarsa, güneşi ve gerçek dünyayı görür. O kişi bilge olur. Fakat mağaraya geri döndüğünde, gerçeği anlatmaya çalıştığında kimse ona inanmaz.
Bu, Platon’un insanın cehaletten kurtuluşunu ve hakikati arayışını simgeler.

Platon aynı zamanda ilk felsefe okulu olan Akademi’yi kurdu. Burada mantık, matematik, politika, etik ve metafizik üzerine eğitimler verdi. Bu okul, yüzyıllarca Avrupa düşüncesine yön verdi.

Siyasette de önemli fikirleri vardı. Ona göre ideal devlet, bilge filozoflar tarafından yönetilmeliydi. Çünkü bilgiye sahip olanlar, adaleti en iyi şekilde sağlayabilirlerdi. Bu düşüncesini “Devlet” (Politeia) adlı eserinde anlattı.

Platon’un felsefesi, sadece antik dönemi değil, Rönesans’tan modern çağa kadar tüm düşünce tarihini etkiledi. Onun öğrencisi Aristoteles oldu; yani Sokrates’in öğrencisi Platon, Aristoteles’in hocasıydı insanlık tarihinin en güçlü düşünce zincirlerinden biri böyle kuruldu.

Platon, M.Ö. 347 yılında Atina’da öldü. Ancak bıraktığı fikirler hâlâ yaşıyor:

“Gerçek bilgi, ruhun kendi içini hatırlamasıdır.”
“En büyük ceza, kötülerin yönetimi altında yaşamaktır.”

 




 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Muhsin Yazıcıoğlu'nun Katilleri ABD-İsrail Düdüğü BOP'cular idi

Sebep olanları, tebrik ediyor, hararetle öpüyorum!.. Bu topluma her şey ziyadesiyle müstehak.

Örtbas edilen cinayet – Sevim Tanürek - 1998’de Meydana Gelen Bir Trafik Kazası